Üniversite Bana Ne Öğretti / Öğretiyor ?

Merhaba, bildiğiniz üzere ben Trakya Üniversitesinde Bilgisayar Mühendisliği bölümünü okumaktayım. Okuyorum ama ne öğreniyorum orası biraz karışık. Öğrenmek üzerine ben de biraz atıp tutmak, yazmak istiyorum.

Başlamadan önce söylemeliyim ki, yazı bilgisayar mühendisliğine yönelik olup, bazı genellemeler içermektedir. Sonra okuyup bana kızmayın.

Herhangi birşeyi öğrenmek için genellikle çabalamanız gerekir. Esasen, birşeyi tam öğrenmek ve bunun uzun süreli olmasını sağlamak zaten ancak kendi çabanızla mümkündür. Kimse size zorla birşeyler öğretemez.

Mesela ben integrali kimseden öğrenmedim. Zaten bana kimse integrali öğretemez, önüme bir kitap koyun öğreneyim.

Mesela ben C programlama dilini kimseden öğrenmedim. Okudum, araştırdım ve kendime yetecek kadarını öğrendim.

Mesela ben elektrik devreleri ile ilgili hiçbir şeyi hocalarımdan öğrenmedim. Kitapta ne varsa onu okudum ve o kadarını öğrendim.

O zaman adama sorarlar, bu üniversite hocaları ne iş yapar diye. Akademik çalışmalarını bir yana bırakarak, öğrenciye ne verebilirler sorusunu düşündüm.

Birçoğu size hiçbir şey katmaz. Sadece o hocayı tecrübe etmiş olursunuz. Hocanın dersini geçersiniz ve 3-5 ay sonra o dersle ilgili öğrendiklerinizi unutmaya başlarsınız.

Hocaların yapabileceği en iyi şey, size dersi sevdirmektir. İşte bunu yapabilen hocalar benim için özeldir. Her ne kadar benim için özel olsalar da onlar da bana birşey öğretemezler. Bana dersi sevdirdikten sonra zaten öğretmeleri de gerekmez. Ben zaten öğrenmiş olurum.

İsim vermek ne kadar doğrudur bilmiyorum fakat, benim için özel olan 2 hocam var: Yılmaz Kılıçaslan ve Altan Mesut.

Yılmaz Kılıçaslan‘dan Nesneye yönelik programlama dersini aldım. Ve neden benim için özel olduğunu anlatayım. Çünkü Yılmaz hocam öğrenciye çok saygılıdır, her zaman öğrenciyle etkileşime girmeye çalışır. Çok zeki ve bilgili birisi olmasına rağmen egosu sıfırdır. Ben Yılmaz hocamdan C++’ı değil, bir topluluk önünde nasıl konuşulur, nasıl davranılır onu öğrendim. C++’ı ise zaten kendim öğrenmiştim.

Altan Mesut‘dan Programlama dillerine giriş ve Veri tabanı yönetim sistemleri dersini aldım. 2 dersi de tahmin edeceğiniz üzere kendim öğrendim. Fakat bunda Altan hocamın etkisi çok büyüktü. Altan hocamın en sevdiğim özelliği herşeyi sistematik bir şekilde yapmasıydı. Neyi ne zaman işleyeceği belliydi ve ben bu şekilde derse daha geniş bir perspektiften bakabiliyordum. Öğrenciyi cesur bir şekilde zorlaması ise hayran olduğum başka bir özelliğiydi. Zaten bir üniversite, öğrencileri zorladığı ölçüde iyidir diye düşünüyorum.

Sonuç olarak hocaların kişisel özellikleri ne kadar iyi ise ben o dersi o kadar iyi öğreniyorum. Garip ama bu benim için böyle.

Ve en son cümlem şöyle olsun : üniversitede öğreneceğiniz tek şey, üniversitede birşey öğrenemeyeceğinizdir.

Benzer Yazılar

Yorumlar

  • Oktay BOZACI , 20 Nisan 2012 - 02:33:13

    Bende Bilgisayar Programcılığı bölümü öğrencisiyim, alttan tarih ve matematik dersi ile uğraşıyorum. Bilgisayarcıya tarih dersini zorlatmanın mantığı nedir çözemedim gitti. Meslek adına öğreniceklerimizi baltalamaktan başka işe yaramıyor.

    Cevapla
  • Oğulcan Turhanlar , 23 Nisan 2012 - 16:13:50

    Şunu merak ediyorum.Ben bilgisayar Müh. istiyorum ve şu ara düşündüğüm tek bölüm o.(ygs’ye bu sene girdim). Tavsiye eder misin? Etmezsen yok efenim sen yürü şu bölüme git, sonra dışardan şu şu şu dersleri alıp bi bilgisayar mühendisiyle aynı işleri görürsün der misin ?

    Cevapla
    • Cem Demir , 23 Nisan 2012 - 19:29:10

      Bilgisayar mühendisi olmak kolay değil. Program yazmak kolay bir iştir fakat mühendis olmak zordur. Bunu da dışarıdan öğrenmen mümkün değil.
      Eğer diyorsan ki ben programcı olacağım, ki bizim ülkemizde bilgisayar mühendisleri program yazıyorlar genellikle, bilgisayar mühendisliği bölümü okumana gerek yok. Ama ben mesleğimin hakkını vereceğim diyorsan bir bilgisayar mühendisliği bölümüne yerleş derim.

      Cevapla
  • Mehmet , 01 Mayıs 2012 - 11:07:41

    Yazına tamamen katıldığımı söylemeliyim. Endüstri mühendisliği okuyorum ve okulda ders kapsamında bana öğretilen kalıpların neredeyse çoğu ile işim olmayacak. Dersi sevdiren hocadır. Devam zorunluluğu olmayan derslere sırf hocayı dinlemek için giderim. Ayrıca üniversitede herşeyi hoca vermez. Bunu bekleyemeyiz. Çok saçma birşey gelir. Üniversiteye gelenlerin yarısı hala lisede olduğunu sanıyor. Yazık. Araştırma merkezi üniversiteler. Gerçi birçok araştırmamızın önünü kesselerde, üniversite araştırma merkezi olarak bilinir. İkinci olarak eğer bölümdeki araştırma görevlileri ne kadar çok çalışıyorsa sizde o kadar öğrenmede aktif olursunuz. Araştırma görevlileri memur gibi davranırsa, öğrencinin şevki de kırılır ve lise hayatına devam eder. Öğretim görevlileri değil araştırma görevlileleri dir bizi geliştiren =)

    Cevapla
    • Cem Demir , 01 Mayıs 2012 - 11:39:31

      Kesinlikle, hocalar memur gibi davranmamalı. Zaten oldum olası memur zihniyetli, kendini sabah 9 ile akşam 5 arasına sınırlamış insanları sevmemişimdir.

      Cevapla
  • muharrem , 01 Mayıs 2012 - 12:47:48

    Gercekten On Numara yazmıisin Katılıyorum sana sonuna kadar insanın içince olması gerekiyor öğrenmek,çabalamak lazım adımları bir bir atmak lazım wordprees’de web’le uğraşanlar için büyük nimet gerçekten Dünyanın yüzde 22 wordpress alt yapisini kullaniyor tabi sizde biliyordursunuz burdan Tüm öğrencilere selam olsun ve bu uzun yolda başarilar dilerim saygilarimla

    Cevapla
  • Kadir Avci , 02 Mayıs 2012 - 11:37:09

    Benden size tavsiye, bilgisayar mühendisliği yerine eğer varsa bilgisayar enformatik okuyun. Tabi bu benim zamanımdaki ismi, şimdi değişti ise bilmiyorum fakat bilgisayar programcılığının 4 yıllık versiyonu dersem sanırım anlarsınız. Mühendisliğe oranla matematik ve fizik ile çok daha az uğraşıyorsunuz ve genelde daha teknik anlatılıyor uygulamalar daha fazla yapılıyor.

    Cevapla
  • bcakir , 17 Mayıs 2012 - 15:16:33

    Yazınız da bazı önemli bulduğum noktalara değinmiş olmanıza rağmen sizinle aynı görüşü tam olarak paylaşmıyorum çünkü bir üniversite hocasının amacı sadece dersi öğrencisine sevdirmek olamaz. O zaman bırakalım üniversite okumayı çocukluğumuzda sevdiğimiz alanlara yönelelim. Hem google da var. Bilgiye erişmek çok çok kolay. Bence bir üniversite hocasının temel görevi dersinin temellerini öğrenciye vermek, o konuda kendini geliştirmek isteyenleri yönlendirmek ve en önemlisi ise öğrencilerinin vizyonunu genişletmektir. Bir hoca bunları yaptığında dersi sevmeseniz bile hocayı mutlaka seversiniz. Benim başıma gelmişti. Ayrıca, üniversiteyi sadece öğrencilerin kendi kendine öğrendikleri bir yer olarak da görmek bence yanlış olur. Evet kendi kendimize öğrenmeyi öğrenmeliyiz ama hocalarımız bu süreyi kolaylaştırabilir ya da kısaltabilirler.

    Cevapla
    • Cem Demir , 17 Mayıs 2012 - 19:36:59

      Bir üniversite hocasının, dersi öğrencisine sevdirmeye çalışması, tek amacı olamaz demişsiniz. Ama altına öğrenciye dersi sevdirmek için yapabileceklerinden bahsetmişsiniz. Dersin temellerini vermek, yönlendirmek gibi.
      İkinci cümle, birinci ile çelişiyor.
      Esasen sizin dediğiniz gibi, dersin temellerini vermek, yönlendirmek ve vizyonumu genişletmesi, benim bir hocadan beklediğim özellikler. Ben de bu şekilde yazmaya çalıştım. Eğer hoca bunları yapıp dersi bana sevdirebiliyorsa, o hoca benim için özeldir.

      Cevapla
  • chat , 03 Haziran 2012 - 21:16:56

    hayat sana daha çok şey öğretecek.

    Cevapla
  • Aytaç Cici , 10 Haziran 2012 - 12:23:45

    Yazdıklarına katılmamak mümkün değil. MYO Bilgisayar Programcılığı mezunuyum .Şimdi de Bilgisayar Müh. eğitimine devam ediyorum. Şu ana kadar programlama alanında olsun yada donanım derslerinde öğrenmem gerekenleri derste öğrenmedim. Zaten kocaman anfilerde cogu zaman hocaları duymak bile sıkıntı :) Sadece derslere girip kulak asinaliği meydana getiriyoruz ve daha sonra o dersle ilgili kaynak taraması yaparak sınava hazır hale geliyoruz. Coğu zaman çok şey anlamakta dersi geçecek kadar bir seyler öğreniyoruz. Eğer bir dersi derinlemesine öğrendiysek dediğin gibi hocası gerçekten sevdirmişir :)

    Cevapla
  • Pingback: Letonya’da Eğitim ve Riga Teknik Üniversitesi | İnsan dediğin bir damla kan, bin türlü endişe

  • Aylin , 04 Mayıs 2015 - 00:56:30

    Yazınızı çok beğendim tüm yaşadıklarımı, düşüncelerimi yazınızda buldum. Yorum yazmak istedim çünkü sitemizide cok begendim, daha cok deneyim, yazi paylasmanizi isterim

    Cevapla
  • sohbet , 04 Temmuz 2016 - 16:13:21

    üni bittiğine göre neden okudum ben yaa sorunsunu sorma zamanı gelmiştir.

    Cevapla

Yorum Yazın

Su elementleri kullanabilirsiniz : <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Arama
RSS
Beni yukari isinla